Tatil sonrası sendromuna karşı 10 önemli koruyucu faktör

(*10*) Tatil sonrası sendromuna karşı 10 önemli koruyucu faktör – Sıhhat Haberleri

Tatil sonrasında ruh sağlığında sıkıntıya yol açabilecek emareler;

Tatil sonrası iş hayatına uyarlama güçlüğü bir çok kişide görülebilmektedir. Bu durum son aşama normaldir. Sadece bu uyarlama süresinin uzaması kişilerin iş ve toplumsal yaşamlarında bir ekip sorunların oluşmasına niçin olabilmektedir. Kişilerin dinlence sonrası ruh sağlığını negatif yönde etkileyebilecek emareler şu şekilde sıralanabilir.

Toplumsal emareler

İnsanlara karşı savunmacı bir tutum sergilemek, devamlı hata bulmaya çalışmak, problemleri dışsallaştırmak, insanlara güvenmemek, iş yerinden ayrılmayı istemek, toplantılara ya da randevulara gitmek istememek benzer biçimde emareler görülebilir.

Zihinsel emareler

Muhakemede güçlük, düşük iş kalitesi, düşük verimlilik, konsantrasyonda güçlük, unutkanlık ve karar vermede güçlük benzer biçimde emareler görülebilir.

Duygusal emareler

Tükenmişlik hissi, isteksizlik ve ilgisizlik, negatif duygu deneyiminde artış, hiddet kontrolünde güçlük, aşırı duyarlılık, öz güvende düşüş, kaygı kaygı ya da depresif emareler görülebilir.

Fizyolojik emareler

Enerji kaybı ve bitkinlik, iştahsızlık uykuya dalmakta ya da uyanmakta güçlük ve bedensel ağrılar görülebilir.

Tatil sonrası uyarlama güçlüğünün yaşanmasında 10 önemli koruyucu faktör

1. İyi olma halini tek bir nedene bağlamaktan kaçının

Meydana getirilen emekler gösteriyor ki kişilerin yaşamdan aldıkları doyum ne kadar yüksekse ruhsal iyi olma halleri de o denli yüksek olabilmektedir. Yüksek yaşam doyumu için kişinin gerçekliği ile beklentisi içinde bir dengenin olması gerekir. Dolayısıyla yaşamdan aldıkları doyum yüksek olan kişiler bu sürece daha rahat uyum sağlayabilmektedirler. Yaşam doyumunu arttıran tek faktör dinlence süreci değildir. Kişiler iyi olma halini tek bir nedene ‘’tatile gitmeye’’ bağladıklarında sonucu hüsran olabilir.

2. Tatil sürecine dair gerçekçi beklentiler oluşturun

Tatile gitmeye yüklenen anlamlar gerçekçi boyutta olması, dinlence sonrası sendorumunun oluşmasını engellemede son aşama önemlidir. Mesela; günlük hayatında işi ya da partneriyle problemleri olan birinin ‘’bir tatile gitsem kendimi oldukca iyi hissedeceğim.’’ şeklinde düşünebilir ve bu düşüncesi kişide tatile gitme isteğini harekete geçirebilir. Mevcut fikir dinlence terimine büyük beklentiler yükleyen bir düşüncedir. Bu düşünceye haiz olan şahıs mevut problemin kendisini değil hissettiği duyguyu gidermek istiyor olabilir. Şahıs tatile gittiğinde duygusal anlamda kendisini daha iyi hissedebilir, hissetmeyede bilir sadece dinlence sonrası problemin halen devam ediyor olması kişinin mevcut iyi hissetme beklentisine uymayacağından, kişilerin duygusal anlamda güçlükler yaşamasına niçin olabilir. Bundan dolayı kişilerin, tatilin kısa ve keyifli bir süreç olduğu sadece dinlence teriminin iyi hissetme halini sonsuza kadar pozitif yönde etkileyecek büyülü bir sopa olmadığını düşünmeleri ruhsal iyi oluş ve yüksek uyarlama açısından son derecede önemlidir.

3. İş hayatınızda mevcud mevcut problemleri çözümlemeye odaklanın.

Meydana getirilen çalışmalarda iş kıvanç düzeyi yüksek olan kişilerin dinlence sonrası daha çok yüksek uyarlama gösterdikleri görülmektedir. Bununla beraber iş hayatındaki problemler ya da düşük kıvanç düzeyi kişiyi dinlence öncesi de strese sokabilmekte ve ruh sağlığını negatif yönde etkileyebilmektedir. Dolayısıyla dinlence öncesi mesela ‘problem yaşanılan kişiyle problemi konuşma, yardım isteme ya da iş yeri değişikliği’ benzer biçimde mevcut probleme yönelik çözüm odaklı yaklaşımlarda bulunmak ruhsal iyi oluş açısından son aşama önemlidir.

4. Tatil öncesi işlerinizi biriktirmekten kaçının.

Tatile çıkmadan ilkin biriken işlerinizi azaltabildiğiniz kadar azaltın. Böylelikle dinlence sonrası gelen sorumluluklarla baş edebilmeniz kolaylaşabilir.

5. İş ve eğlenci hayatınızda denge kurun.

Dinlenme süreci bir tek senelik izin benzer biçimde dinlence süreçleriyle ilişkili değildir. Kişilerin iş ve eğlence hayatında bir denge sağlıyor olmaları ruh sağlığı açısından son aşama önemlidir.

6. Tatil bitti diye kendinizi eve kapatmaktan kaçının.

Tatil sonrasında hobilerinizle ilgilenin, sosyalleşmeye vakit ayırın ve sevdiklerinizle beraber zaman geçirin. Bilhassa spor yapmak serotonin hormonu düzeyini yükselterek, dinlence sonrası hissettiğiniz negatif duygunun yoğunluğunun azalmasına destek olacaktır.

7. Tatil sonrasında işlerin bütününe birden odaklanmak yerine parçalara bölerek planlamalar yapın.

Planlamalar başlangıçta kişide stres ve kaygı uyandırabilir. Sadece öncelikli tamamlanması ihtiyaç duyulan iş, proje ve toplantı benzer biçimde planların yapılması, belirsizliğin oluşturduğu negatif duyguyu azaltarak kişiyi uzun solukta rahatlatır.

8. Tatil sonrasında hayatınızla ilgili köktencilik kararlar vermekten kaçının.

Tatilin verdiği yüksek enerji ve motivasyon sizi yeni planlamalar hayata geçirmeye ya da hayatınızla ilgili önemli kararlar almaya itebilir. Sadece yüksek motivasyonla üstüne düşünülmeden ve planlama yapılmadan ‘iş yeri değişikliği, taşınma, yeni ve önemli bir proje’ benzer biçimde alınan kararlar uzun solukta kişiyi negatif etkileyebilir.

9. Tatil sürecinde rutinlerinizi ve düzeninizi tamamen bozulmasına engel olun.

Rutinler kişinin ruh sağlığında önemli bir koruyucu faktördür. Tatil sonrası rutinlerde bozulmalar görülebilir. Bu süreçte günlük rutinize dönebilmek için kendinize vakit tanıyın. Bilhassa tatilden bir kaç gün ilkin mesela akşamları rutin saatlerinizde yatmak ve erken uyanmak benzer biçimde günlük rutinlerinize dönmeye çalışın.

10. Zorlandığınız durumlarda uzman desteği almaktan çekinmeyin.

Tatil sonrası adaptasyonda yaşadığınız güçlükler giderek artıyorsa mevcut durumla baş etmekte güçlük yaşıyorsanız, duygu yoğunluğunuzda bir azalma olmuyor ya da duygunun sertliği giderek artıyorsa, ve bu durum günlük hayatınızı, işinizi ve işlevselliğinizi negatif yönde etkilemeye başladıysa bu durumda psikoterapi desteği almanız ruhsal iyi olma haliniz açısından oldukça önemlidir.

Yoruma kapalı.