Liz Truss’ı bekleyen 7 sorun

Çalışan genç kadın

Kaynak, Getty Images

5 Eylül 2022, 13:48 +03

Güncelleme 6 dakika ilkin

İngiltere Dışişleri Bakanı Liz Truss, iktidardaki Tutucu Parti’nin yeni lideri seçildi. Truss yarın Kraliçe 2. Elizabeth tarafınca hükümeti kurmakla görevlendirilecek ve ülkenin yeni başbakanı olacak. 

Liz Truss göreve adım atar başlamaz savaşım etmesi ihtiyaç duyulan bir takım sorunla karşılaşacak.

Yaşam pahalılığı, Ulusal Sıhhat Hizmetleri NHS’in durumu ve Ukrayna’daki harp ilk akla gelen başlıklar.

BBC muhabirleri, Truss’ın acil çözüm araması gerekecek yedi mühim meseleyi derledi.

Artan yaşam pahalılığıyla iyi mi savaşım edilecek?

Faisal Islam, BBC Iktisat Muhabiri

Yeni başbakanın aslen karşılaşacağı en önemli sorun olan yaşam pahalılığına kapsamlı ve kökten bir çözüm getirmesi zor.

Bu mevzu, Muhafazakâr Parti’deki liderlik yarışı sürerken daha da ciddi bir boyut aldı.

Meselenin özünde enerjinin, bilhassa de doğalgazın akışında yaşanmış olan sıkıntılar yatıyor.

Bunda da Ukrayna savaşının ve Kremlin’in politikalarının görevi var.

Avrupa ülkeleri kış için doğalgaz stoğu hayata geçirmeye başlayınca enerji tutarları da tırmanışa geçti.

Vatandaşların büyük kısmı artan enerji fiyatlarını karşılamakta zorluk çekecek benzer biçimde görünüyor.

Yeni başbakanın onlarca milyar sterlini bulması beklenen destek paketini ne çerçevede, ne süre ve kime sunacağına karar vermesi gerekiyor.

Besin fiyatlarında da artış görülüyor ve enflasyonun yüzde 15’i aşması umut ediliyor.

Ek olarak faiz oranları da gerek bireyler, gerekse firmalar için yükselişte. Sterlinde de kıymet kabı söz mevzusu.

Doğrusu ortada son aşama zehirli bir ekonomik problemler karışımı var ve bu sorunların çözümü için sağduyulu, makul ve zamanında yapılacak müdahaleler gerekiyor.

NHS kışı iyi mi atlatacak?

Nick Triggle, BBC Sıhhat Muhabiri

NHS çalışanları

Kaynak, Getty Images

Ulusal Sıhhat Hizmetleri’nin (NHS) performansı senelerdir kötüye gidiyordu, sadece koronavirüs pandemisi sorunları daha da çetrefilli bir hale getirdi.

Hastanelerin bekleme listeleri üstün dereceli sayılara ulaştı. Ortalama her sekiz kişiden biri tedavi için sıra bekliyor.

Öte taraftan acil davet merkezlerinin aramalara cevap vermekte yetersiz kalması ve hastanelerin acil servislerinde yaşanmış olan uzun beklemeler de hastaları negatif etkiliyor.

Maaşlarından memnun olmayan NHS çalışanlarının greve gitmeleri de söz mevzusu.

Grip salgınlarının yaşanmasının olası olduğu ve Covid rakamlarının da artmaya başladığı kış döneminde NHS’in durumunun daha da vahim bir hal almasından kaygı ediliyor.

Hastanelerin yaşamış olduğu sorunların bir kısmı da kafi sayıda toplumsal yardım merkezi olmadığı için tedavisini tamamlamış hastaları taburcu edememeleri.

Hükümetin toplumsal yardımla ilgili bir ekip planları var, sadece bu toplumsal yardım hizmetlerine bütçe ayırmaktan ziyade vatandaşların varlıklarını korumaya odaklı.

Bu durumda da hükümetin buna kaynak sağlamak için toplumsal sigorta katkı paylarını arttırmasının doğru olup olmadığı bir münakaşa mevzusu.

Ukrayna’ya destek sürecek mi?

James Landale, BBC Dış ilişkiler Muhabiri

Boris Johnson savaşın ilk günlerinde Ukrayna’ya askeri ve siyasal destek sunmuştu.

Yeni başbakanın da bu yaklaşımı devam ettirmesi, tabanca tedarikini sürdürmesi umut ediliyor.

Sadece savaşın uzaması durumunda, yeni başbakan vatandaşları Ukrayna’ya verilen desteğin ekonomik maliyeti ve buna değip değmediği mevzusunda ikna etmekte zorlanabilir.

Yaşam pahalılığı ve artan enerji tutarları altında savaşım veren vatandaşların, Ukrayna’nın savunulması için bu mali yüke katlanmaları gerektiğine ikna edilmeleri kolay olmayabilir.

Ek olarak Avrupa’daki Ukrayna yanlısı ittifakın korunması için dış ilişkiler alanında da yoğun çaba sarfedilmesi gerek.

Bazı ülkeler enerji arzını korumak amacıyla Rusya’ya daha ılımlı yaklaşmayı tercih edebilir.

(*7*)Bölünmüş Muhafazakâr Parti iyi mi birleştirilecek?

Ione Wells, BBC Politika Muhabiri

Aylar devam eden iç çekişmelerin arkasından Muhafazakâr Parti’nin iyi mi tekrardan birleştirileceği yeni başbakanı bekleyen en temel siyasal sorunlardan biri.

Partinin önünde kısa vadede bir imtihan da var: Boris Johnson’ın pandemi yasakları döneminde Başbakanlık konutunda verilen partiler mevzusunda Avam Kamarası’nı yanlış yönlendirip yönlendirmediğine ilişkin olarak bir soruşturma yürütülecek.

Eğer parti komisyonu Boris Johnson’ın cezalandırılmasına karar verirse, Muhafazakâr Parti milletvekillerinin bunu oylamaları gerekecek.

Yeni başbakan da vekillerin diledikleri benzer biçimde mi yoksa parti çizgisi doğrultusunda mı oylarını kullanmaları gerektiğine karar verecek.

Vekillerin Johnson’ın ceza alması yönünde oy kullanmaları yönünde yönerge vermek, Johson’ın destekçilerini kızdırabilir.

Sadece tersi bir tutum da yeni başbakanın olayın üzerini kapatmaya çalmış olduğu şeklinde bir suçlamaya yol açabilir.

Yaşam pahalılığı benzer biçimde fazlaca daha ciddi problemler kapıdayken Muhafazakâr Parti içindeki çekişmeler niçin mühim?

Ilk olarak, insanların hayatlarını direkt etkileyecek politikaların parlamentodan geçirilebilmesi bölünmüş bir parti içinde fazlaca daha zor.

İkincisi de eğer bakanlar uygulayacakları politikalar üstüne değil de yanlış tutumları korumak için çaba sarfetmek amacıyla medyada daha fazlaca boy göstermeye başlıyorsa, bu hükümetin vatandaşa derdini anlatmasını da zorlaştırıyor.

Şimal İrlanda açmazı iyi mi aşılacak?

Jayne McCormack, BBC Şimal İrlanda Muhabiri

Yeni başbakanın görevi devralmasından kısa süre sonrasında Şimal İrlanda protokolüyle ilgili harekete geçmesi gerekecek.

Hükümetin Brexit sonrası varılan anlaşmaların bazı kısımlarının gözardı edilmesine imkân tanıyan bir yasayı geçirmesinin arkasından AB’yle görüşmeler sekteye uğramıştı.

Demokratik Birlik Partisi, protokol değiştirilmediği müddetçe yetki paylaşımına dayalı bir hükümet kurmayacağını deklare etti.

Burada 28 Ekim kilit öneme haiz bir tarih. Bu güne dek Şimal İrlanda’da hükümetin tesis edilmesi gerekiyor.

Aksi takdirde hükümetin ya tekrardan seçimlere gidileceğini açıklaması, ya yeni bir mühlet belirlenmesi için bir yasa geçirmesi, ya da Şimal İrlanda hakkında verilecek kararlar üstünde Londra’nın daha fazlaca söz sahibi olmasını kabullenmesi gerekiyor.

İskoçya’nın bağımsızlık referandumu talepleri ne olacak?

Glenn Campbell, BBC İskoçya Politika Editörü

Nicola Sturgeon

Kaynak, Getty Images

Theresa May başbakanlık görevini devralmasının arkasından ilk iş gününde İskoçya’ya ziyarette bulunmuştu.

Boris Johnson, göreve geldiği ilk yedi gün içinde İskoçya’ya gitmişti.

Şimdi Nicola Sturgeon Ekim 2023’te ikinci bir bağımsızlık referandumuna gidilmesi için bastırırken yeni başbakanın İskoçya’ya gitmekte acil edip etmeyeceği belli değil.

İngiliz Yüksek Mahkemesi, Ekim ayında İskoçya parlamentosunun Londra’nın onayı olmadan ikinci bir bağımsızlık referandumuna gidilmesine karar verme yetkisi olup olmadığını hükme bağlayacak.

Mahkemenin kararının negatif yönde olması umut ediliyor.

Sadece tersi bir durumda, İngiltere başbakanının İskoçya referandumunun yapılmasına izin verip vermeyeceği ya da bunu engellemek için harekete geçip geçmeyeceği yönünde bir karar vermesi gerek.

2050’ye kadar sıfır gaz salımı hedefi iyi mi tutturulacak?

Jonah Fisher, BBC Çevre Muhabiri

Doğalgaz fiyatlarındaki artışın yarattığı kriz ortamında, yeni başbakanın enerji politikaları mevzusunda alacağı kararlar İngiltere’nin sera gazı salımlarını 2050 yılına dek sıfır düzeyine çekme hedefini direkt etkileyecek.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişe öncelik verilecek mi yoksa fosil yakıtlar tekrardan mi gözden geçirilecek?

Şimal Denizi’ndeki petrol ve doğalgaz projelerine yeşil ışık yakılacak mı?

Hidrolik kırılma piyasasına teşvik verilecek mi?

Hükümet sıfır sera gazı salımı hedefi kapsamında, 2035’e kadar elektrik üretimini dekarbonize etme taahhüdünde bulunmuş oldu.

Bunun mümkün olabilmesi için yenilenebilir enerji kaynaklarının büyük oranda yayılması lüzumlu.

Açık deniz rüzgâr türbinleri alanında İngiltere başarı öyküsü yazmış durumda.

Sadece güneş enerjisi santralleri ve karadaki rüzgâr türbinleri planlama süreci sebebiyle yavaş aşama kaydediyor.

Planlama süreci yenilenebilir enetrji kaynaklarına geçişi hızlandırmak için basitleştirilebilir mi?

Şu anda bunun yanıtı hayır benzer biçimde duruyor.

Yoruma kapalı.