İtalya’nın muhtemel ilk kadın başbakanı Meloni’den ‘’kürtaj olmama hakkı’’ çıkışı

18 dakika ilkin

Övgü Pınar | Roma

Kaynak, Getty Images

İtalya’da gelecek hafta yapılacak seçimlerde başbakan olması muhtemel görünen aşırı sağcı önder Giorgia Meloni, kürtaj yasasıyla ilgili sözleriyle münakaşa yarattı.

Meloni, İtalya’da kürtaja müsaade eden yasayı değişiklik yapma niyeti olmadığını fakat ”hanımefendilere kürtaj olmama hakkı” vermek istediğini söylemiş oldu. 

Ülkenin ilk kadın başbakanı olabileceği konuşulan Meloni seçim kampanyasının son günlerinde yapmış olduğu açıklamalarda, ‘Kürtajın tek seçenek bulunduğunu düşünen hanımefendilere değişik bir seçim yapma hakkını vermek istiyoruz. Bir hakkı ortadan kaldırmıyor, başka bir hak ekliyoruz’’ dedi.

Meloni, kürtaja müsaade eden mevcut yasayı ‘’tam olarak uygulayacağını,’’ buna kürtajı tek seçenek gören hanımefendilerin bu yola başvurmasının önlenmesinin de dahil bulunduğunu belirtti.

Bu sözler üstüne İtalya’nın gündemine giren ‘’kürtaj olmama hakkı’’ teriminin ne anlama geldiği, Giorgia Meloni’nin partisi İtalya’nın Kardeşleri’nin (FdI) yönetimindeki bölgelerde gözlemlenebiliyor.

Kökleri neo-faşist partilere dayanan İtalya’nın Kardeşleri yönetimindeki Abruzzo ve Marche bölgelerinde kürtaja erişimin zorlaştırılması yönünde politikalar uygulanması şikayetlere niçin oluyor.

Sağın laboratuvarı Marche ve Abruzzo

2020’de meydana getirilen mahalli seçimlerde Marche bölgesinde yönetime İtalya’nın Kardeşleri geldi. O tarihten bu yana bölge, hanımefendilerin cinsel sıhhat ve üreme hakları şeklinde mevzularda sağ iktidarın “laboratuvarı” olarak anılıyor.

Marche bölge meclisinin en tartışmalı adımlarından biri, Sıhhat Bakanlığı’nın farmakolojik kürtaja erişimi kolaylaştırma kararını uygulamaması oldu.

Pandeminin de etkisiyle Sıhhat Bakanlığı 2020’de, kadın örgütlerinin uzun süredir talep etmiş olduğu bir yasal değişim yapmış ve kürtaj hapının kullanım süresini 7 haftadan 9 haftaya çıkarmıştı. Ek olarak, gebeliklere farmakolojik olarak son verilmesini elde eden bu ilaçların hastaneye yatırılma gereği olmadan da kullanılabilmesinin önü açılmıştı.

İtalya’nın Kardeşleri yönetimindeki Marche bölgesi ise ulusal çapta geçerli olan bu bakanlık kararını uygulamayı reddetti.

Partinin bölge meclisindeki grup başkanı Carlo Ciccioli kürtaj karşıtı politikaları, “İtalya’nın nüfus kaybını durdurma niyeti”yle deklare etti. Ülkenin dışarıdan göçle bir “etnik ikame” komplosuyla karşı karşıya olduğu iddiasını yineleyen Ciccioli, kürtaja erişim kısıtlanmazsa anne babaları yabancı olan evlatların sayısı artarken İtalyanların sayısının azalacağını savundu.

Marche şeklinde aşırı sağın laboratuvarı olarak görülen bölgelerden biri de Abruzzo. 2019’da İtalya’nın Kardeşleri bölge seçimlerini kazanarak Abruzzo’da yönetime geldi.

Abruzzo bölge yönetimi de Sıhhat Bakanlığı’nın farmakolojik kürtajın önündeki engelleri kaldırma kararını uygulamamayı seçti.

İtalya’nın Kardeşleri’nden bölge meclisi üyeleri, kürtajla alınan fetüslerin Katolik mezarlığına gömülmesi ve bunun için kadının rızasının gerekmemesini öngören bir yasal düzenleme önerdi.

‘Kalp atışı dinletiliyor’ iddiası

2019’da sağ partilerin adayının mahalli seçimi kazanılmış olduğu Umbria bölgesinden de, kürtaj yaptırmak isteyen hanımefendilere fetüsün kalp atışının dinletildiği iddiası geldi.

İtalyan Solu partisinden Elisabetta Piccolotti ve Avrupa Yeşiller Partisi’nden Eleonora Evi, geçen Perşembe günü parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, Umbria’da kadınlardan ve feminist örgütlerden aldıkları suç duyurusuna nazaran kürtaj olmak isteyen hanımefendilerin hastanelerde fetüsün kalp atışını dinlemeye zorlandıklarını söylemiş oldu.

Macaristan hükümetinin de bu yönde bir karar aldığını hatırlatan Piccolotti ve Evi, “Bu oldukça vahim bir vaka, acımasız bir ruhsal baskı, suçluluk duygusu doğurmayı amaçlayan bir kriminalizasyon biçimi” dedi.

“Aslolan amaç erişimi zorlaştırmak”

İtalya’nın bir sonraki başbakanı olması beklenen Giorgia Meloni’nin kürtajla ilgili açıklamaları ve “kürtaj olmama hakkı” kavramıyla ilgili görüşünü yönelttiğimiz feminist yazar Michela Murgia da, “Meloni’nin aslolan amacının kürtaja erişim sürecini daha da zorlaştırmak bulunduğunu” söylemiş oldu.

Murgia, “Kürtaj yasasını tam olarak uygulamak istiyoruz dediklerinde esas kastettikleri süreci zorlaştırmak, karmaşıklaştırmak” dedi.

Kürtaja karşı çıkan Katolik Kilisesi’nin büyük nüfuza haiz olduğu İtalya’da kadın örgütleri ve hak savunucularının mücadeleleriyle kürtaj 1978’de yasal hale gelmişti. 194 numaralı yasa, hanımefendilere ilk 90 gün içinde gebelikleri gönüllü olarak sonlandırma hakkı veriyor.

Sadece yasanın bazı maddeleri kadın örgütleri tarafınca kısıtlayıcı bulunuyor. Bunlar içinde, gebeliği sonlandırma sonucuna neden olan sebebi izahat ve bu nedene ihtimaller içinde çözüm önerilerini değerlendirme, yedi gün düşünme süresi şeklinde şartlar ve hekimlere vicdani ret hakkı tanınması da bulunuyor.

Ülke genelindeki jinekologların yüzde 69’unun vicdani ret hakkından faydalanarak kürtaj yapmayı reddettiği, bazı bölgelerde bu oranın yüzde 90’ı aştığı hesaplanıyor.

Pratikteki bu kısıtlamalara ek olarak sağ ittifakın genel seçimleri kazanması halinde siyasal iktidarın kürtaj sürecini daha da zorlaştırmak için adımlar atması ihtimali kadın örgütleri ve hak savunucularını endişelendiriyor.

Seçim öncesi meydana getirilen anketler doğru çıkar ve sağ ittifak iktidara gelirse Giorgia Meloni muhtemelen İtalya’nın ilk kadın başbakanı olacak fakat bunun kadın hakları açısından iyi bir haber olacağını korumak için çaba sarfetmek zor görünüyor.

Yazar Michela Murgia da, “194 esasen oldukça kısıtlı bir yasa, biz değişmesini istiyoruz fakat ters yönde. Meloni’nin söylediği şey (kürtaj olmama hakkı) pratikte süreci daha da zorlaştırmak için düşünülmüş” diyor.

Yoruma kapalı.