İran’da evlenmek için bekaret sertifikası almaya zorlanan kadınlar anlatıyor: ‘İntihara kalkıştım’

10 Ağustos 2022

Firouzeh Akbarian & Sofia Bettiza | BBC Dünya Servisi

İran’da birçok genç adam, hanım ve aileleri için evlilik öncesi bekaret mühim bir mevzu. Bazı erkekler bekaret sertifikası bile talep ediyor. Dünya Sıhhat Örgütü (WHO) bu uygulamayı insan haklarına aykırı görüyor. Ülkede bekaret sertifikasına karşı kampanya yürütenlerin sayısı giderek artıyor.

“Seninle evlenmem için beni oyuna getirdin, bakire değilsin. Bu duyulsa kimse seninle evlenmek istemez.”

Meryem eşiyle ilk kez beraber olduktan sonrasında eşi kendisine bu tarz şeyleri söylemişti.

Meryem, beraberlikten sonrasında kanaması olmasa da daha ilkin kimselerle cinsel ilişkide bulunmadığını söylemiş oldu. Fakat eşi ona inanmadı ve bakirelik sertifikası istedi.

İran’da bekaret sertifikası talebi olağan dışı değil. Birçok hanım nişanlandıktan sonrasında doktora gidip bu sertifikayı istiyor.

Sadece WHO bekaret testinin bilimsel bir yararı olmadığını söylüyor.

Meryem’in almış olduğu sertifikada “kızlık zarının” (himen) “esnek” olduğu belirtiliyordu. Bu da sex sonrası kanamasının olmayabileceği anlamına geliyordu.

“Gururum incindi. Yanlış bir şey yapmadım fakat kocam beni aşağıladı. Artık dayanamıyordum. Hapla intihara kalkıştım” diye konu alıyor Meryem.

Zamanında hastaneye yetiştirildiği için yaşamı kurtulmuştu. “O fena günleri asla unutmayacağım. 20 kilo verdim” diyor.

Uygulamaya son verme çağrısı

İran

Meryem’in hikayesi İran’daki birçok kadının durumunu yansıtıyor. Hanımefendilerin evlilik öncesi bekareti muhafazakârlıkla bağlantılı köklü bir geçmişe haiz.

Sadece son dönemlerde bir değişiklik başladı. Ülke çapında kadınlar ve erkekler bekaret testine son verilmesi için kampanya yürütüyor.

İnternet üstünden başlatılan bir imza kampanyası geçen Kasım’da bir ayda 25 bin imzaya ulaştı. İran’da ilk kez bu kadar insan bekaret testine açıktan karşı çıkmıştı.

“Bu mahremiyetin ihlali ve ufak düşürücü bir uygulama” diyor Nida.

Tahran’da 17 yaşlarında bir öğrenciyken adam arkadaşıyla beraber olmuştu. “Ürkü halindeydim. Akrabalarım duyarsa ne olur diye korkuyordum” diye konu alıyor.

Bundan dolayı “kızlık zarı dikimi” ameliyatına karar vermiş.

Teknik olarak bu işlem yasa dışı değil sadece ciddi toplumsal neticeleri olabileceği için hastaneler bu ameliyatı yapmak istemiyor.

Nida yüksek fiyata bu işi gizlice meydana getirecek hususi bir klinik bulmuş. “Tüm birikimimi buna harcadım. Bilgisayarımı, telefonumu, altın mücevherlerimi sattım” diye konu alıyor.

Herhangi bir şeyin yanlış gitmesi halinde tüm sorumluluğu üstlendiğini gösteren bir belge imzalamış.

Bir hemşire tarafınca meydana getirilen ameliyat 40 dakika sürmüş fakat Nida’nın iyileşmesi birkaç hafta almış.

“Fazlaca acı çekiyordum. Bacaklarımı kıpırdatamıyordum” diyor.

Vakası ailesinden gizlediği için oldukça yalnız kaldığını, fakat onların duymasından korkmuş olduğu için acıya katlanabildiğini söylüyor.

Fakat çekmiş olduğu acılar boşa gitmiş, ondan sonra kendisiyle evlenmek isteyen adam arkadaşıyla sex yaptığında kanaması olmamıştı:

“Beni kendisiyle evlenmek için oyun kurmakla suçladı. Yalancı olduğumu söyleyip beni terk etti.”

İran

Aile baskısı

Etik dışı olduğu ve bilimsel bir yararı bulunmadığı sebebi öne sürülerek WHO’nun karşı çıkmış olduğu bekaret testi hâlâ birçok ülkede uygulanıyor. Bunlar içinde Türkiye, Irak ve Endonezya da var.

İran’daki tıp kurumu, bekaret testinin bir tek mahkeme davaları ve saldırı suçlamaları benzer biçimde hususi durumlarla bağlantılı yapıldığını korumak için çaba sarfediyor. Sadece bekaret sertifikalarının bir çok hâlâ evlenmeyi planlayan çiftler tarafınca talep ediliyor. Bunun için de hususi kliniklere yönelim oluyor.

Kontrol ve sertifika işlemi hanım doktoru yada hemşire tarafınca gerçekleştiriliyor. Teste giden kadının adı, öteki kimlik detayları ve kimi zaman fotoğrafının da yer almış olduğu sertifikada “himen”in durumuyla ilgili bir tanımlamaya ek olarak “Bu şahıs bakire görünüyor” benzer biçimde bir ifadeye yer veriliyor.

Daha tutucu ailelerde, sertifikada iki tanığın imzası da bulunuyor ve bunlar çoğu zaman anneler oluyor.

Senelerdir bekaret sertifikası veren Dr. Fariba bunun insanı ufak düşüren bir uygulama bulunduğunu kabul ediyor fakat aslen birçok hanıma yardım ettiğine inanıyor:

“Ailelerinden öyleki baskı görüyorlar ki kimi zaman çiftler için yalan söylüyorum. Beraber olmuşlar ve evleneceklerse, aileleri önünde kadının bakire bulunduğunu söylüyorum.”

Adam gözüyle

Fakat birçok adam için evlenecekleri kadının bakire olması oldukça mühim.

Şiraz kentinde yaşayan 34 yaşındaki elektrikçi Ali’ye gore, “Eğer bir kız evlenmeden ilkin bekaretini kaybetmişse güvenilir değildir. Başka bir adam için eşini terk edebilir”.

Kendisi “10 kızla beraber olmuş”. “Dayanamadım” diyor.

İran toplumunda çifte standart bulunduğunu kabul ediyor fakat geleneklere karşı çıkmayı doğru bulmuyor:

“Toplumsal normlara gore erkekler kadınlardan daha özgür.”

İran’da kırsal kesim ve tutucu bölgeler başta olmak suretiyle Ali’nin görüşleri pek oldukça şahıs tarafınca paylaşılıyor.

Bekaret testine karşı yürütülen kampanya ve gösterilere karşın, birçok şahıs bu mevzunun İran kültüründeki derin kökleri sebebiyle hükümetin yakında topyekun bir yasak getirmesini beklemiyor.

Geleceğe ümit

İntihar girişiminde bulunması ve tacizci eşiyle yaşaması üstünden dört yıl geçtikten sonrasında Meryem mahkemeye başvurup boşandı.

“Tekrardan erkeklere güvenmekte zorlanacağım. Yakın bir zamanda evleneceğimi sanmıyorum” diyor.

On binlerce öteki hanım benzer biçimde o da bekaret testine karşı yürütülen kampanyaya imza verdi.

Yakın gelecekte bir değişiklik beklemese de, İran’da hanımefendilerin bigün daha eşit olacağına inanıyor:

“Bigün olacak. Hiçbir kızın benim başıma gelenleri yaşamamasını umuyorum.”

Yoruma kapalı.