Havuzlardaki el ayak ve ağız hastalığı tehlikesine dikkat

[ad_1]

El ayak ve ağız hastalığının çoğu zaman ateş (38-39 aşama), iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı ile başladığına dikkat çeken Uzm. Dr. Çebi, “Karın ağrısı ve öksürük de olabilir. Ateşin başlamasından 1-2 gün sonrasında, ağızda ağrılı, içi su dolu döküntüler meydana gelir. Döküntüler çoğu zaman ağzın arka kısmında minik kırmızı lekeler olarak adım atar, sonrasında içi su dolu kabarcıklar haline gelir. Deri döküntüleri ise 1-2 gün sonrasında gelişir. Ayak tabanı ve ellerde avuç içinde düz kırmızı noktalar halinde adım atar” diye konuştu.

Deride döküntüler görülebilir

Kimi zaman döküntülerin dizlerde, dirseklerde, kalçada yada genital bölgede de oluşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, “Popoda oluşan döküntüler pişik, ellerdeki döküntüler alerji ile karıştırılabilir. El ve ayaklardaki döküntüler çoğu zaman 5-7 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Bilhassa minik çocuklar ağızlarındaki ağrılı yaralar sebebi ile su içmekte zorlanabilir. Her ne kadar adı el, ayak ve ağız hastalığı da olsa daima tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Bir tek ağız yaraları yada yalnız deride döküntüler şeklinde gelişebilir” açıklamalarında bulunmuş oldu.

El ayak ağız hastalığına karşı en etkili yöntem

Hastalığın solunum yöntemiyle, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yöntemiyle bulaşabileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Çebi, “Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturmaktadır. Yoğunlaşan virüslerle hastalık salgına da dönüşebilmektedir. Muayene, ağızda, ellerde ve ayaklarda döküntüler, çoğu zaman hastalığın teşhisi için yeterlidir. Çoğu zaman, hiçbir laboratuvar emek vermesi gerekmez. Hastalığın belirlenmiş bir tedavisi ve aşısı yoktur. Hastanın beslenme durumu değerlendirmeli ve lüzumlu halde serum ile sıvı alımı desteklenmelidir. Ellerin sık sık yıkanması, kirli ellerin ağza ve yüze sürülmemesi oldukca büyük ehemmiyet taşır. Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durulması gerekir. Okul ve kreşlerde ortam yüzeylerinin günlük temizliği sağlanmalıdır. El ayak ve ağız hastalığına karşı en etkili yöntem hijyendir” ifadelerini kullandı.

Yoruma kapalı.