Enflasyon hikayeleri: “Hijyenik ihtiyaçlarımı karşılayamadığım aylar oldu”

  • Özge Özdemir
  • BBC Türkçe

34 dakika ilkin

“Üniversite imtihanlarına hazırlanıyorum. Oldukca zor, sıkıntılı bir süreç. Bundan dolayı bir sürü eksiğim, ihtiyacım var, onları iyi mi tamamlayabilirim bilmiyorum.

“Üniversiteye başlayacağım için bilgisayara ihtiyacım var; onun için birikim hayata geçirmeye çalışıyorum. Artan zamlardan dolayı bir şey biriktiremedim. Kendi ihtiyaçlarım var, hijyenik ihtiyaçlarım var. Karşılayamadığım zamanlar, aylar oldu.”

Ankara’da yaşayan 19 yaşındaki Sevgi, “Faturalar, kira derken kendi gereksinimlerimizi alamaz hale geldik” diyerek asgari ücret kazanan babasıyla geçinmekte gittikçe zorlandıklarını konu alıyor.

Enflasyonun tesiri, kişisel bakım, hijyen ve temizlik ürünlerinde oldukça ağır bir halde gösteriyor kendini.

Bilhassa regl dönemlerinde kullanmak zorunda kalınan hijyenik ped ve tamponların yükselen tutarları, bütçelerini zorluyor.

Cinsel sıhhat için kullanılan kondom ya da deodorant, jilet, şampuan ve sabun benzer biçimde kişisel bakım ürünlerinin de tutarları bir fazlaca yükselmiş durumda.

Kişisel bakım marketlerinde hijyenik ped paketlerinin tutarları averaj 20 TL’den başlıyor.

Bu da bir kadının regl süreci süresince minimum 100-150 TL kadar harcama yapması gerektiği anlamına geliyor.

Tampon tutarları ise 60 TL’den başlıyor, 80 TL’ye kadar çıkabiliyor.

İstanbul’da yaşayan grafiker Şebnem, “Hijyenik ürünler, hela, temizlik, kişisel ürünler diyelim, yanlarına yaklaşamıyoruz. Borç öde, borçlan mantığı ile yaşamaya çalışıyoruz ve bundan ülkece oldukça sıkıldık” diyor.

hijyenik ürünler

Kaynak, Getty Images

“Ailemle her akşam bütçe hesabı yapıyorum”

İstanbul’da yaşayan ve üniversitede moleküler biyoloji ve genetik kısmı talebesi olan Ayşe, alışveriş yaparken hijyenik ürünler başta olmak suretiyle birçok kalemde hesaplama yapmak zorunda kaldığını aktarıyor:

“Enflasyon sürecini bir talebe olarak değerlendirirsem, artık temel olan gereksinimlerimiz bile hususi istekler benzer biçimde ulaşılamayacak noktaya geldi. Bir kahve içmek, bir öğün yiyecek yiyecek ve en önemlisi bizi aydınlatmak için en iyi dost bildiğimiz kitaplar ve tutarları…

“Kırtasiye ürünleri ve giyim ihtiyacı. Zamanımızı verimli kullanmak için yapacağımız spor, sanat faaliyetleri. Bir karı olarak ise regl dönemlerimde kullandığım hijyenik ürünler. Ailemle her akşam yaptığım bütçe hesapları ve daha nicesi…”

TÜİK verilerine nazaran kişisel bakım ürünlerindeki enflasyon Mayıs ayından beri senelik yüzde 60’ın üstünde seyrediyor.

“Başka yerde sınıflandırılamayan kişisel bakım ürünleri” olarak vasıflandırılan kategoride yer edinen öteki kişisel bakım ürünlerinde ise enflasyon bu yıl Mart ayında yüzde 84 ile zirve yapmış oldu.

Genç kadınların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorluk çekmesi geleceğe daha karamsar bakmalarına yol açıyor

Kaynak, Getty Images

“Bebek bezi kesilerek ped olarak kullanılıyor”

Derin Yoksulluk Ağı’nın pandemiden sonrasında İstanbul’un yoksul mahallelerinde yapmış olduğu araştırmaya nazaran her beş hanımdan dördünün hijyenik pede erişimi yok.

Derin Yoksulluk Ağı Araştırma ve Savunu Koordinatörü Şevval Şener, yoksul mahallelerde bayanların pedleri bakkaldan paketlerin içinden taneyle satın aldığını gözlemlemiş:

“Eğer bunu alıyorsa da evlatları için aldığını, büyük kızı için değil de regl süreci yeni başlamış olan ufak kızı için aldığını söyleyen hanımefendiler oldu.”

Ped ya da tampon alamayan bayanların regl dönemlerini iyi mi geçirdiklerini sorduğumda Şener en oldukça bebek bezi kullandıklarını konu alıyor:

“Bebek bezi de bu hanelerde mühim bir gerekseme, fakat bir tane bebek bezini 7-8 bölüme kesip 3-4 gün kullanan insanoğlu oluyor. Ya da eski tişört, kumaş parçası benzer biçimde malzemeleri kullanabiliyorlar. Pamuğu eski giyim parçalarına sararak kullanmak en sık duyduğumuz yöntemlerden biri.”

“Hanımefendiler ped almak ve karnını doyurmak ikileminde bırakılıyor”

Mart ayında hijyenik ped ve tamponlarda KDV oranı %18’den %8’e indirildi; sadece bir çok hanım hakları örgütüne nazaran bu kafi değil.

Yoksulluk sınırında ya da altında yaşayan oldukça sayıda kadının regl ürünlerine erişmesi mümkün değil.

Erişimi en kısıtlı olan hanımefendiler, sığınmacılar, mevsimlik ziraat işçileri, asgari ücretle geçinenler, şehir ve kırsalda sosyoekonomik olarak zor durumda bulunanlar.

Ilkin Çocuklar ve Hanımefendiler Derneği’nden Avukat Ezgi Sağcan, bayanların bir ikilemde bırakıldığını düşünüyor:

“Ped mi alacak, karnını mı doyuracak? Bu şekilde bir ikileme düştü maalesef hanımefendiler. Bu da hanım sağlığını, halk sağlığını tehdit eden bir durum. Bir taraftan bayanı toplumsal yaşamdan da dışlıyor, zira sıhhatli bir halde ped kullanamazsa, tertipli tampon değiştiremezse, iyi mi dışarıda toplumsal hayatta kumaşla yönetim edecek; okula, tarlaya, işe gidecek?”

Sağcan, regl ürünlerinde KDV'nin indirilmesinin yeterli olmadığını, satın alma gücü olmayan kadınlar için bu ürünlerin ücretsiz olması gerektiğini savunuyor

Kaynak, Getty Images

Sağcan, regl ürünlerinde KDV’nin indirilmesinin kafi olmadığını, satın alma gücü olmayan hanımefendiler için bu ürünlerin parasız olması icap ettiğini korumak için çaba sarfediyor:

“KDV’yi indirirsiniz sadece üretici onu yansıtmaz, o yansıtsa bile satan market ya da bakkal yansıtmayabilir. Eski fiyatından satmaya devam eder gene. O yüzden hijyenik pedlerin parasız dağıtılması için organizasyonu devletin yapması gerek.”

Sağcan, aile hekimlikleri ya da eczanelerde belirli bir kota kapsamında pedlerin parasız dağıtılabileceğini vurguluyor.

“Bağda bahçede çalışırken güneş kremi kullanamıyoruz”

BBC Türkçe’ye enflasyonla ilgili yaşamış olduğu sıkıntıları yazan oldukça sayıda şahıs, en temel temizlik ve besin ürünlerini almakta güçlük çektiğini dile getiriyor.

Oldukca sayıda şahıs ise besin ürünlerini satın almak için hijyen ya da kişisel bakım ürünlerini satın almaktan caymak zorunda kalıyor.

İstanbul’da yaşayan talebe Ezgi, “Kişisel bakım malzemelerini hesaplı kullanmaya çaba göstermek zorundayız. Bir şey satın almak istiyorsak her harcamamızı kesmek zorundayız” yazıyor bizlere gönderilmiş olduğu satırlarında.

Kişisel bakım ya da hijyen ürünlerine erişim bir tek hanımefendiler tarafında değil, erkekler için de büyük bir problem teşkil ediyor.

Van’da yaşayan talebe Ekrem, “Elbise, ayakkabı ve temizlik ürünlerini almak hayal oldu” diyor.

Adıyaman’da yaşayan talebe Hakan, yaşamış olduğu kent dolayısıyla güneş kremi kullanımı icap ettiğini sadece bütçesinin yetmediğini aktarıyor:

“Giyimden kuşama, kırtasiyeden ulaşıma, kişisel bakıma ürünleri almakta zorlanıyoruz. Ben Güneydoğu’da yaşıyorum, güneşten korunmak için güneş kremi satın alamamak oldukça ağrıma gitti pahalı olduğundan… Bağda bahçede çalışırken güneşten pişip akşam eve geliyoruz.”

Özellikle pandemiyle beraber gündelik işlerde çalışanların temel temizlik malzemelerine erişimleri daha da zorlaştı

Kaynak, Getty Images

“Çocuklarını bulaşık deterjanıyla yıkayanlar var”

Regl yoksulluğu ve tabusu ile savaşım eden Konuşmamız Lazım derneğinin bu yıl yayınladığı araştırmaya katılan bayanların %21’i sabuna, %16’sı temiz suya, %31’i ise çöp kutusuna devamlı erişemediklerini beyan etti.

Derin Yoksulluk Ağı’nın İstanbul’un yoksul mahallelerinde yapmış olduğu araştırmaya nazaran görüşme meydana getirilen kişilerin %76’sı tertipli bir halde kişisel bakım malzemelerine erişemediğini söylemiş oldu.

Derin Yoksulluk Ağı’ndan Şener, “Mutfakta bulaşık deterjanı yerine sabun kullandıklarını ya da çocuklarını sabun yerine bulaşık deterjanıyla yıkayan kişiler bulunduğunu biliyorum” diyor.

Yazının başlangıcında öyküsünü okuduğunuz Sevgi’ye dönelim.

Sevgi’nin en büyük düşsel ODTÜ okul öncesi öğretmenliği bölümünü kazanmak.

Sadece geçim sıkıntısı, hayallerini ve psikolojisini son zamanlarda oldukça yıpratmış:

“Babam iki yıl işi olmayan kaldı, şu an bir tanıdığımızın yanında çalışıyor, asgari ücret alıyor. Kirada oturuyoruz, maaşın yarısı kiraya gidiyor ve iki şahıs olmamıza karşın kalan parayla idame oldukça zor.

“Her şey babamın üstünde olduğundan o benden daha stresli. Bir ay bir şey alabiliyorsak başka bir ay yetirmeye, artırmaya çalışıyoruz. Bu süreç bizi daha sinirli yapmış oldu, daha oldukça aramızı açtı. Bir tek maddi olarak değil içsel olarak da zedeleniyor insan.”

*Bu haberde enflasyon hikayelerini özetleyen kişilerin adları değiştirilmiştir.

Yoruma kapalı.