El Kaide lideri Eymen El-Zevahiri nokta atışıyla nasıl öldürüldü?

4 Ağustos 2022

Bernd Debusmann Jr, BBC News
& Chris Partridge, BBC tabanca uzmanı

31 Temmuz’da güneşin doğmasından bir saatten birazcık daha uzun bir süre sonrasında, uzun süredir El Kaide örgütünün liderliğini icra eden Eymen El-Zevahiri, Kabil’in merkezindeki evinin balkonuna doğru yürüdü. Bu, Mısırlı cihatçının sabah namazından sonrasında yapmayı en fazlaca sevilmiş olduğu şeydi.

Yapmış olduğu son şey olacaktı.

Mahalli saatle 06:18’de iki roket balkona isabet etti. 71 yaşındaki El-Zevarihi ölürken, içerideki eşi ve kızı yara almadan kurtuldu. Hücum tüm hasarı balkona vermiş şeklinde görünüyordu.

Peki bu kadar isabetli bir hücum gerçekleştirmek nasıl mümkün olabiliyor? ABD geçmişte bu tür saldırılarda ölen siviller sebebiyle eleştirilere uğramıştı.

Sadece bu kez kullanılan roket çeşidi ve Zevahiri’nin alışkanlıklarının yakından incelenmesi bu şekilde bir saldırıyı mümkün kıldı.

Lazerle nokta atış

Kullanılan füzenin tipi fazlaca önemliydi ve ABD’li yetkililer El-Zevahiri’nin insansız hava aracından (İHA) atılan Hellfire füzeleriyle vurulduğunu deklare etti. Hellfire, 11 Eylül 2001’deki saldırılardan bu yana ABD’nin “terörle savaşım” operasyonlarında çoğunlukla kullandığı bir tabanca.

Bu füzeler, helikopterler, kara araçları, gemiler, cenk uçakları ve Zevahiri operasyonunda olduğu şeklinde İHA’lardan fırlatılabiliyor.

ABD’nin 2020 başlarında İranlı general Kasım Süleymani’nin Bağdat’ta ve İngiltere doğumlu IŞİD militanı “Cihatçı John”un 2015’te Suriye’de öldürülmesinde kullanıldığına inanılıyor.

Hellfire füzelerinin sık sık kullanılmasının ana sebeplerinden biri isabeti.

Bir roket bir İHA’dan atıldığında, kimi zaman ABD anakarası kadar uzak bir yerde, havalandırmalı bir denetim odasında oturan tabanca operatörü, İHA’nın kamera sensörlerinin uydu üstünden yollamış olduğu canlı görüntüleri izliyor.

Ekrandaki bir takım hedefleme aygıtını kullanan operatör ondan sonra hedefe kilitlenip, üstüne bir lazer ışını gönderiyor. Roket de fırlatıldığında, hedefi vurana dek bu lazer ışığını izliyor.

İHA

Kaynak, Getty Images

Sivil kayıplarını en aza indirmek için, İHA’ları yönlendiren ekibin izlemesi ihtiyaç duyulan, net ve birbiri ardına gelen prosedürler var. Geçmişte ABD Ordusu ve CIA’in düzenlemiş olduğu bazı saldırılarda, ateş emri verilmeden ilkin askeri avukatlara danışıldı.

Bu tür saldırılarda uzman Profesör William Banks, yetkililerin sivil kaybı riski ve hedefin kıymeti içinde bir denge bulması icap ettiğini söylüyor.

Banks, Zevahiri saldırısının da sürecin “örnek bir uygulaması” bulunduğunu vurguluyor.

Banks ek olarak “Bu saldırıda zadece Zevahiri’nin vurulması ve başka kimsenin zarar görmemesi için uygun yer ve vakit seçilmesinde dikkatli ve bilgili davranmış şeklinde görünüyorlar” diyor.

Hemen hemen tam olarak teyit edilmese de, Zevahiri saldırısında Hellfire füzelerinin pek bilinmeyen bir modelinin R9X’in kullanıldığı belirtiliyor. Altı tane döner bıçak taşıyan roket, kinetik enerjisini kullanarak hedefleri vuruyor.

2017’de El Kaide’nin önder ekibinden bir başka ismin, Zevahiri’nin yardımcılarından Ebu Hayr El Masri’nin de Suriye’de bir R9X Hellfire füzesiyle öldürülmüş olduğu sanılıyor.

El Masri’nin aracınını hücum sonrası fotoğraflarında, füzenin arabanın tavanında bir delik açmış olduğu ve içindekileri parçalara ayırdığı görülüyor, sadece bir patlama izine ve otomobilde başka bir hasara rastlanmıyordu.

grafik

ABD, Zevahiri’nin ‘balkon alışkanlığını’ izledi

ABD’nin Kabil’deki saldırıdan ilkin toplamış olduğu istihbarata dair ayrıntılar yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

ABD’li yetkililer saldırıdan sonrasında, Zevahiri’nin balkon alışkanlığı da dahil evindeki yaşam biçimine dair kafi detayları bulunduğunu söylemiş oldu.

Bu da, Amerikan casuslarının evi aylar süresince olmasa bile, haftalarca izlediğini gösteriyor.

Eski üst düzey CIA yetkilisi Marc Polymeropoulos BBC’ye yapmış olduğu açıklamada, saldırıdan ilkin büyük olasılıkla, sahadaki casuslar ve elektronik haber alma şeklinde değişik yöntemlerin kullanıldığını söylemiş oldu.

Bazıları da, İHA’ların yerden görülmeden haftalar ya da aylar süresince nöbetleşe mekanı gözlemlediğini belirtiyor.

Polymeropoulos “Hedefin kimlik tespitinin kesine yakın olması gerek. Ek olarak, sivillerin zarar görmemesi lazım. Bu büyük bir sabır gerektirir” diyor.

Polymeropoulos, Zevahiri saldırısının Amerikan istihbaratçılarının El Kaide liderleri ve öteki hedefleri bulup, hedef alma tecrübesi yardımıyla gerçekleştiğini de vurguluyor.

“Bu alanda mükemmeliz. Bu, 20 yıldan uzun süredir Amerikan hükümetinin fazlaca geliştirdiği bir alan ve Amerikalılar böylece daha güvende.”

Sadece ABD’nin bu tür operasyonları devamlı plana uygun gitmiyor. 29 Ağustos 2021’de, Kabil Havaalanı’nın derhal kuzeyindeki bir İHA saldırısında, IŞİD militanları diye yaralanan bir araçta 10 masum insan ölmüştü. ABD Müdafa Bakanlığı Pentagon “ağlatısal bir hata” yapıldığını kabul etmişti.

Zevahiri'nin öldürüldüğü belirtilen evden yükselen dumanlar.

Kaynak, Getty Images

Demokrasileri Müdafa Vafkı’ndan Bill Roggio, uzun senelerdir İHA saldırılarını izleyen bir isim. Roggio yakında ABD varlığı ve tesisleri olmadığı için Zevahiri saldırısının geçmiştekilere bakılırsa “fazlaca daha zor” bulunduğunu vurguluyor.

Mesela Pakistan’daki İHA saldırılarında insansız araçlar Afganistan’dan havalanıyordu. Suriye’deki saldırılarda da Irak’taki üsler kullanılıyordu.

“Buralarda ABD’nin o bölgelere yetişmesi fazlaca daha kolaydı. Sahadan haber alma vardı. Bu fazlaca daha zorluydu. ABD’nin Afganistan’dan çıkmasından bu yana El Kaide yada IŞİD’e meydana getirilen ilk saldırıydı. Bu sık görülen bir şey değil.”

Tekrardan yaşanabilir mi?

Roggio, Afganistan’da El Kaide’ye karşı benzer saldırıların kendisini şaşırtmayacağını söylüyor.

“Hedef kıtlığı yok. El Kaide’nin bir sonraki önder ekibi da, şimdiden orada değilse bile büyük olasılıkla Afganistan’a taşınacaktır.

“Sual ABD’nin hala bunu kolayca yapabilme kabiliyeti var mı, yoksa sıkıntılı bir süreç mi olacağı.”

Yoruma kapalı.