Çavuşoğlu’nun 10 ay önce Suriye Dışişleri Bakanı Mikdad’la görüştüğünü açıklaması ne anlama geliyor, Türkiye Suriye politikasını değiştiriyor mu?

(*10*)

Kaynak, @MevlutCavusoglu

9 dakika önce

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara’da düzenlenen 13. Büyükelçiler Konferansı’nın son gününde düzenlemiş olduğu basın toplantısında, bilhassa Suriye ile ilişkiler ve uzun süredir hazırlıkları devam eden yeni askeri operasyona ilişkin değerlendirmelerde bulunmuş oldu ve yeni bilgiler verdi. Çavuşoğlu’nun açıklamaları içinde en dikkat çeken unsur Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile Ekim
2021’de görüştüğünü kamuoyuna duyurması oldu.

Bakan Çavuşoğlu, bu görüşmeyi şu ifadelerle aktardı:

“Bağlantısızlar Toplantısı’nda, Belgrad’da ayaküstü öteki bakanlarla söyleşi ederken Suriye Dışişleri Bakanıyla da ayaküstü kısa bir sohbetim oldu. O toplantı marjında, yemekten önce…

“Sonuçta orada da birazcık önce söylediğimi söyledim. Suriye’nin tek çıkar yolu siyasal uzlaşı. Teröristlerin temizlenmesi lazım. Kim olursa olsun, adı ne olursa olsun…Öteki taraftan muhalif Suriyelilerle rejim içinde bir barışın olması icap ettiğini, Türkiye olarak bu şekilde bir durumda buna destek olabileceğimizi de söyledik.”

Çavuşoğlu bu açıklamayı, gazetecilerin, basında çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad içinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirileceğine ilişkin haberleri anımsatması üstüne yapmış oldu.

(*10*)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

Kaynak, Reuters

Rusya, Ankara-Şam diyaloğu için uzun süredir çalışıyor

Bu iddialar, Erdoğan’ın 5 Ağustos Cuma günü Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapmış olduğu görüşmenin öncesi ve sonrasında Türk ve yabancı basında çıkan haberlerde yer almış sadece Ankara tarafınca doğrulanmamıştı.

Çavuşoğlu, Moskova’nın uzun süredir Ankara ile Şam içinde diyalog kurulması için çalıştığını sadece Türkiye’nin bir tek danışma kurumları üstünden temas oluşturmayı tercih ettiğini kaydetti.

İstihbarat kurumları arasındaki temasların bir süre önce kesildiği sadece şimdi tekrardan kurulduğu bilgisini de veren Çavuşoğlu, “Sonuçta bu istihbaratlar arasındaki görüşmede birçok mühim mevzular gündeme geliyor” değerlendirmesini yapmış oldu.

Çavuşoğlu, Şam’ın Ankara’nın “terör örgütü” olarak tanımladığı YPG’ye karşı savaşım etmesi durumunda destek verileceği mesajını da “Yanı başımızda olan bir ülkenin sınır bütünlüğü, toprak bütünlüğü ve barışı bizi direkt etkiliyor pozitif yönde anlamda. Tersine gelişmeler bizi ne kadar etkiledi görüyoruz. Sonuçta bölücü terör örgütlerine karşı verilecek mücadeleyi de biz daima destekleriz. Sonuçta bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok” sözleriyle aktardı.

‘Topraklarının her köşesine hakim bir Suriye’

Bakan Çavuşoğlu, aynı açıklamasında Suriye rejimi ile karşıcılık içinde uzlaşma çağrısını yinelerken, “Muhalefetle Suriye’deki rejimi bizim bir halde anlaştırmamız lazım. Aksi takdirde kalıcı bir sulh olmaz, bunu hep söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

Ankara’nın “PKK’nın Suriye kolu” olarak görmüş olduğu YPG’nin amacının Suriye’yi bölmek bulunduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “Suriye’nin bölünmesini engellemek için Suriye’de kuvvetli bir yönetimin olması lazım, topraklarının her köşesine hakim olabilecek bir irade sadece birlik ve beraberlikle olur. Hep bunu söylüyoruz. Kendileriyle (Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad’la) o süre, hususi bir görüşme değil, ayaküstü bir söyleşi olmuştu. Onun haricinde herhangi bir temas olmadı” değerlendirmesini yapmış oldu.

(*10*)

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad

Kaynak, EPA

‘Suriye’nin egemenliğine karşı değil’

Edinilen bilgilere nazaran Çavuşoğlu, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile yapmış olduğu kısa görüşmede de benzer görüşleri yineleyip, “Türkiye’nin terörle mücadelesinin Suriye’nin egemenliğine karşı bir amaç taşımadığı”, tam tersine Suriye’nin siyasal ve toprak bütünlüğünü koruma hedefine uygun olduğu mesajını verdi.

Çavuşoğlu’nun da dile getirmiş olduğu şeklinde, Türkiye ile Suriye içinde danışma kurumları haricinde başka herhangi bir temas kurulmuyor.

Türkiye ile Suriye içinde dışişleri bakanları düzeyinde daha önce son görüşme, Suriye’de iç savaşın başladığı 2011’de devrin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ağustos ayındaki Şam ziyareti esnasında gerçekleşmişti.

Davutoğlu, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in yanı sıra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile de bir araya gelmişti. Görüşme sonrası Türkiye ve Suriye içinde siyasal diyalog kesilmişti.

Siyaset değişikliğini konuşlmak için erken

Ankara’da meydana getirilen değerlendirmelerde, Türkiye ve Suriye dışişleri bakanlarının geçen yıl görüşmesine ve danışma kurumlarının tekrardan beraber çalışmaya başlamasına rağmen, Ankara’nın Suriye politikasında keskin bir değişime gittiği yorumları yapmak için erken olduğu görüşü öne çıkıyor.

Bunun en temel sebepleri içinde Rusya, İran, ABD ve Batı ülkelerinin açıkça karşı olduklarını açıklamasına rağmen, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde belirlediği hedeflere yeni bir operasyon yapma kararlılığında bulunduğunu saklamaması gösteriliyor.

Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da konuşma için toplanan Türk büyükelçilere hitaben yapmış olduğu konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sınırda oluşturulan güvenlik kuşağındaki son halkaların birleştirilerek tamamlanacağını kaydetmişti.

Türkiye’nin yeni bir operasyon yapmasına hem Astana Süreci ortakları Rusya ve İran, hem de IŞİD’le savaşım etmesi için Suriye Demokratik Güçleri adı altında YPG ile ortaklık ilişkileri devam eden ABD ve önde gelen öteki Batı ülkeleri karşı çıkıyor.

Suriye yönetimi de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendi topraklarında devam eden operasyonlarına ve varlığına tepki gösteriyor.

Ankara ile Şam içinde siyasal bir sürecin önündeki engeller içinde Suriye içinde rejim ve muhalifler içinde uzlaşmanın hemen hemen sağlanmamış olması, “terörle savaşım” mevzusunda Ankara ve Şam içinde düşünce birliğinin olmaması ve Türkiye’de yaşayan 3,7 milyon Suriyeli mültecinin geri dönüşüne ilişkin belirsizliğin sürmesi şeklinde unsurlar yer ediniyor.

Türkiye, 2011’de süregelen iç savaşın ilk döneminde Esad yönetimini devirmek için Suriye muhalefetine kuvvetli destek elde etmiş sadece Rusya’nın askeri olarak devreye girmiş olduğu 2015 sonrasında bu politikasından vazgeçmişti.

Astana Süreci’nin başladığı 2017’den bu yana “Esad gitmeli” söylemini tamamen bırakan Türkiye, artan güvenlik ve sığınmacı problemi ile savaşım etmeye odaklanmıştı.

(*10*)

2011'de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında Şam'da yapılan görüşme

Kaynak, AFP

Yoruma kapalı.