Avrupa Adalet Divanı: AB ülkelerinde işveren çalışanlara başörtüsü takmayı yasaklayabilir

avrupa adalet divanı

Kaynak, Getty Images

13 Ekim 2022

Yusuf Özkan, Lahey

Avrupa Birliği’nin (AB) en üst düzey yargı organı olan Avrupa Adalet Divanı, bir işverenin iş yerindeki emek harcama yönetmeliklerine dahil edilmiş tarafsızlık politikası gereği, çalışanlara başörtüsü takmayı yasaklayabileceğine hükmetti.

Mahkemeye bakılırsa, firmanın, fark gözetmeksizin tüm çalışanlarına, görünür şekilde dini, ideolojik yada içsel işaretler takmayı yasaklaması, direkt bir ayrımcılık sayılmaz.

Avrupa Adalet Divanı bugün açıklamış olduğu sonucu, 2018 yılından bu yana Belçika’da devam eden bir ihtilaf sebebiyle aldı.

L. F adlı Müslüman hanım,  toplumsal konutları yöneten bir şirkete yetişim başvurusunda bulunmuş oldu. Şirket, görüşme esnasında, yetişim esnasında başörtüsünü çıkarmayacağını söyleyen kadının başvurusunu reddetti.

L.F, birkaç hafta sonrasında, değişik türden bir başörtüsü takmayı önerdi sadece şirket, “ofislerde kep, şapka yada başörtüsü takmaya izin verilmediğini” belirterek, bu öneriyi de geri çevirdi.

Bunun üstüne hanım, iş mahkemesine başvurarak, firmanın Genel Ayrımcılıkla Savaşım Yasası’nı ihlal ettiğini savundu.

Hanım yetişmen, “Dini inançlara dayalı direkt yada dolaylı ayrımcılık sonucu staja kabul edilmediğini” belirterek, kararın iptalini istedi.

Belçika mahkemesi mevzuyu Avrupa Adalet Divanı’na taşımıştı

Belçika’daki mahkeme de, Avrupa Adalet Divanı’a başvurarak, “Dini çağrışım içeren işaret ya da elbise yasağının din temelinde direkt ayrımcılık içerip içermediğini” sordu.

Adalet Divanı, “Bir firmanın, fark gözetmeksizin tüm çalışanlarının görünür şekilde dini, ideolojik yada içsel işaretler takmasını yasaklaması durumunda, direkt bir ayrımcılık söz mevzusu olmadığını” deklare etti.

Mahkemeye bakılırsa, tarafsızlık politikasının emek harcama mevzuatında yer alması durumunda bir işveren, çalışanlarına başörtüsü takmayı yasaklayabilir.

Mahkeme, dini yada ideolojik inançların ifade edilmesi yasağı, “evrensel olarak ve fark gözetmeksizin tüm çalışanlar için geçerli bulunduğunu ve bunun ayrımcılık içermediğini altını çizdi.

Avrupa Adalet Divanı’na bakılırsa, işveren bunu meşru bir amaçla nesnel olarak haklı gösterebiliyorsa ve bunu “uygun ve lüzumlu” araçlarla yapıyorsa, işlem farklılığı dolaylı ayrımcılık teşkil etmiyor.  

Yoruma kapalı.