AKP’ye göre “erken seçim bahsi” kapandı: “Seçim 2023’te, belli olmayan tek şey günü”

Kaynak, Getty Images

bir saat ilkin

Ayşe Sayın – Ankara, BBC Türkçe

2023 seçimlerine ortalama 10 ay kalmasına rağmen, erken seçim olasılığı hala seslendiriliyor. Son olarak gazeteci Sulh Yarkadaş’ın, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, 4 Eylül’deki Sivas mitinginde “erken seçim çağrısı” yapacağı iddiası, tartışmayı tekrardan alevlendirdi.  

MHP tarafınca sert bir üslupla yalanlanan baskın seçim iddialarıyla ilgili olarak AKP kulislerinde ise “Seçim 2023’te, belli olmayan tek şey hangi gün yapılacağı” görüşü dile getiriliyor.

AKP kulislerinde, bir erken seçim kararının Ekim ayına esasen yetişmeyeceği, Kasım-Aralık aylarının ise hem ekonomik göstergeler, hem de hava durumu açısından uygun bir vakit olmayacağına dikkat çekiliyor.

Artık karşıcılık partilerinin bile erken seçimi seslendirmediğine dikkat çeken AKP yöneticileri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, son il başkanları toplantısında seçime 9-10 ay kaldığını vurguladığına dikkat çekerek, “Artık şu net, seçim 2023’te olacak. Cumhurbaşkanımız bir tek günün söylemedi” diyerek, erken-baskın seçim tartışmalarına nokta koyuyor.

Seçim zamanı için Haziran ayında üniversite imtihanlarının yapılacak olması da dikkate alınarak, Demokrat Parti’nin kurum yıldönümü olan 14 Mayıs zamanı öne çıkıyor.

Parti içinde seçim zamanı olarak Mayıs’ın son Pazar günü yada Haziran ayının ilk Pazar gününü önerenler de var.

‘Ekimde enflasyon artar, seçim için uygun vakit değil’

AKP kaynaklarına göre, erken yada baskın seçim senaryoları, hem ekonomik tablo, hem de partinin seçim stratejisine uymadığı için gerçekçi değil.

Bu şekilde bir sonucu, ittifak ortağı MHP yada AKP’nin tek başına alamayacağına dikkat çeken parti kaynakları, ek olarak, Ekim yada Kasım aylarının, yüksek enflasyon beklentileri dikkate alındığında uygun olmayacağına vurgu yapıyorlar.  

Ekim ve Kasım aylarında enflasyonda artış olacağı beklentisine dikkat çekilerek Aralık ve bilhassa Ocak ayından itibaren enflasyonun baz tesiri ile düşüşe geçeceği belirtiliyor.

Pandemi sürecinde üretim yapılamaması ve stokların tükenmesi sebebiyle fiyat artışları yaşandığı ifade edilirken tekrardan üretim süreçlerine dönülmesi ile fiyatların sabitlenmeye başlamış olacağı beklentisi dile getiriliyor. Fiyatların sabitlenmesinin, iktidar lehine fırsata dönüştürülebileceği savunuluyor.

Bir partili bunu “Şimdi emtia üretimleri de düzgüsel seyrine ulaştı ve artık tutarları sabitledi. Doğrusu demir 13-14 içinde gidip geliyor fakat 16’yı görmüyor. Çimento, enerji tutarları belli noktada gidiyor. Ikimiz de tutarları sabitleyebilirsek, artık ekmeği 4, akaryakıtı 21-22 olarak sabitlersek, durum normalleşir ve biz bunu seçimler için fırsata döndürebiliriz” diye ifade ediyor.

‘7 siyasal parti, yedi düvel durdurmaya çalışıyor’

Altılı masa diye tanımlanan altı parti lideri

Kaynak, İyi Parti

AKP’de Erdoğan’ın tekrardan cumhurbaşkanı seçilmesinde sorun yaşanacağı öngörülmüyor. Sadece, parti oyları mevzusunda o denli iyimser bir tablo olmadığı, hatta parlamento çoğunluğunun kaybedilebilmesi ihtimali bile değerlendiriliyor.

Erdoğan’ın seçimi kesinlikle kazanacağı görüşü, her şeye karşın seçmene “itimat vermesi” ve 6’lı masanın, iktidara “alternatif olamadığı” tezleriyle savunuluyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “ekonomide sıkıntılar var, bunu anlıyoruz, çözeceğiz” mesajlarının toplumda karşılık bulduğunu korumak için çaba sarfeden parti yöneticileri, ek olarak “kalım” üstünden verilen mesajların da vatandaşta karşılık bulmuş olduğu görüşünde.

Adını vermeden konuşan bir AKP yöneticisi, Erdoğan’ın dış politikada, bilhassa Ukrayna-Rusya cenginde ve tahıl koridorunun açılmasında oynadığı role dikkat çekerek, bunların da seçmende “itimat oluşturduğunu ifade ediyor:

“Bizim coğrafyamızda ortaya çıkan savaşlar, ABD’yı, İngiltere’yi, Avrupa Birliği’ni rahatsız ediyor ve bu bölgeyi tekrardan dizayn etmeye çalışıyorlar. Arap Baharı’nın da esasen Ortadoğu’yu tekrardan şekillendirme politikası olduğu bugün net şekilde görünüyor.

“Bu çerçeveden baktığımızda, Türkiye onların önünde engel yapmaya başladı. O engel de Erdoğan. ‘Erdoğan, bir taraftan yedi siyasal partiye karşı durmaya çalışıyor, öte taraftan yedi düvele karşı durmaya çalışıyor’ diyoruz. Vatandaşa bunu anlatınca karşılık buluyor. Ekonomik krizin iyi mi çözüleceğini anlatınca dinliyor.”

Cemevi, Hacıbektaş ziyareti, Alevi açılımının işareti mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hüseyin Gazi dergahına ziyareti

Kaynak, Cumhurbaşkanlığı

Muharrem ayının ilk günü bazı cemevleri ve Alevi kültür merkezlerine meydana getirilen saldırılardan sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilkin Hüseyin Gazi Dergahı’nı ziyareti, arkasından da Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinliklerine iştirak etmesi, “Seçimler öncesi yeni bir Alevi açılımının adımı mı?” sorusunu da gündeme taşıdı.

Karşıcılık ve bazı Alevi örgütleri bu ziyaretleri “samimi bulmadığını, seçim hamleleri” bulunduğunu belirterek tepki gösterdi.

AKP kulislerinden yansıyan bilgilere göre, bu ziyaretlerin amacı, seçimler öncesinde, “Alevi-Sünni” çatışması üstünden kargaşa çıkarmak isteyenlere bildiri vermek.” Türkiye’nin PKK ile mücadelede başarıya ulaşmış bulunduğunu, hatta bu durumun “HDP’de bir miktar söylem değişikliği”ne yol açtığını korumak için çaba sarfeden parti kaynakları, şimdi “Alevi –Sünni çatışması” üstünden Türkiye’ye yönelik bir oyun” ortaya konulmak istediğini söylüyor.

Bir parti yetkilisi “Alevi meselesi, kabuk tutmuş yaralarımızdan birisi. Şimdi birileri bu yarayı kaşıyor, Alevi-Sünni ayrışması ortaya koymak için. PKK ile mücadelemiz fazlaca iyi gidiyor. Tam cesaretleri olmasa da HDP’de bile birazcık söylem değişiyor. Şimdi birileri Alevi meselesine çomak soktu. Cumhurbaşkanımız, onu iyi görmüş oldu ve toplumsal huzuru sağlamak için, bir devlet başkanının yapması ihtiyaç duyulan görevi yerine getirdi” diyor.

Yoruma kapalı.