Akkuyu Nükleer Santrali: Rusya’nın hangi kararı ihtilafa yol açtı, bundan sonra ne olacak?

5 Ağustos 2022, 06:43 +03

Güncelleme bir saat ilkin

akkuyu

Kaynak, Getty Images

Mersin’de inşası devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde Rusya tarafı, Türkiye’den IC İçtaş şirketiyle mühendislik, satın alma ve inşaat sözleşmesini 26 Temmuz’da feshetti.

Firmanın 30 Temmuz’da, üç Rus ortak tarafınca kurulan TSM Enerji adlı şirketle yola devam edeceğini açıklaması Soçi’de bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin içinde yapılacak görüşmesi öncesi dikkatleri projeye çevirdi.

Pazartesi günü bir izahat yayımlayan IC İçtaş kararın Türk şirketlerini proje yönetiminden uzaklaştırma amacı taşıdığını söylemiş oldu.

Bunun peşinden Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve yüklenici Titan 2-IC İçtaş konsorsiyumu arasındaki ihtilafın çözümü için lüzumlu girişimlerde bulunulduğunu duyurdu.

“Türkiye’nin en büyük projesi” olarak vasıflandırılan santraldeki ihtilafla ilgili Bakanlık açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Bu süreçte Bakanlığımız tarafların arasındaki ihtilafın çözümü için lüzumlu girişimlerde bulunmuştur. Önceliğimiz, projenin başından bu yana inşaat sahasında hizmet veren tüm yüklenicilerin ve çalışanların aleyhine bir mağduriyet oluşmaması ve projenin zamanında devreye alınmasıdır. Daha ilkin olduğu benzer biçimde, gene bu çerçevede girişimlerimiz sorunların çözümü için devam etmektedir. Taraflara da bu şekilde bir projede daha sağduyulu ve yapıcı bir vazife düştüğünü bir kez daha hatırlatmak isteriz.”

Fesih kararının peşinden IC İçtaş, fesih girişiminin internasyonal hukuka ve Türkiye Cumhuriyeti Hukuku’na aykırı olduğu belirtti ve “projenin yönetim kadrolarında yer edinen 3 bine yakın Türk çalışanı ve bu kadronun yönetiminde çalışan yüzde 93’ü Türk 25 bin kişilik” çalışan ekibinin “tasfiye edildiğini” söylemiş oldu.

Şirket bu girişimi “Türk şirketlerini yalnız standart inşaat işleri icra eden alt taşeron seviyesine indirgemeye çalışmak” olarak nitelendirdi.

Karar, Londra Tahkim Mahkemesi’ne götürülecek

Şirket kararı Londra Tahkim Mahkemesi’ne götüreceğini de deklare etti.

Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, 1 Ağustos’ta yapmış olduğu açıklamada Titan 2-IC İçtaş Anonim Şirketi’ni değiştirmeye karar verdiklerini hatırlattı ve şu ifadeleri kullandı:

“Sahada çalışan Türk yüklenicilerimiz dahil olmak suretiyle mevcut tüm Türk taşeronlarımızın sözleşmeleri, şu an itibarıyla ya tekrardan imzalanmış ya da en kısa zamanda tekrardan imzalanacaktır.

“Projedeki tüm Türk taşeronlarımızla görüştük ve hepsi de bizimle emek harcamayı kabul etti. Şu andan itibaren daha yoğun çalışmamız gerekecek. Türk yüklenici şirketlerimizle uzun süredir, güvene dayalı doğru bir ilişki sürdürüyoruz. Ben tüm taşeronlarımıza yürekten inanıyorum ve onları daima gönülden destekliyorum.”

akkuyu

Kaynak, Getty Images

Niçin feshedildi?

Rosatom, sözleşmenin feshiyle ilgili resmi bir izahat yayımlamadı.

Bloomberg’e konuşan Rosatom kararın, bundan sonraki sürecin “inşaat ve kurulum mevzusunda lüzumlu kaliteyi sağlayacak nükleer yapım alanında uzman becerileri gerektirmesi” sebebiyle verildiğini söylemiş oldu.

IC İçtaş tarafınca meydana getirilen yazılı açıklamada sözleşmenin feshiyle Türk şirketlerinin varlığının azaltılması amacını taşıdığını iddia edildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Akkuyu Nükleer A.Ş. Cumhuriyet tarihinin tek kalemdeki en büyük yatırım sözleşmesini feshetme girişimiyle Proje’deki Türk paydaşlığını ortadan kaldırma sonucunu oluşturmakta ve Proje genel yüklenicisi olarak tamamen Rus menşeili başka bir şirketi atama etme yönünde adımlar atmaktadır. Söz mevzusu fesih girişimindeki esas amacın, Proje’nin yönetimindeki Türk şirketlerinin varlığını azaltmak ve taşeron seviyesine indirgemek olduğu açıktır.”

Map

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise Twitter’dan yapmış olduğu açıklamada, Akkuyu Nükleer AŞ’nin IC İçtaş’ın iş güvenliğini sağlamaması ve sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle iptal edildiğini iddia etti.

Antmen şu ifadeleri kullandı:

“Titan-2 IC İçtaş A.Ş.’nin birçok kere uyarıldığını ve iş güvenliği önlemleri alması hususunda uyarı gönderildiğini ifade eden Akkuyu Nükleer A.Ş., iş güvenliğine ilişkin tedbir alınmadığını ve bu sebeple işçi ölümlerine sebep olan kazalar yaşandığını söylemiş oldu.

“Sözleşme uyarınca yalnızca inşaat işlerinde kullanılması ihtiyaç duyulan avansların, Akkuyu NGS inşaatı hariç bir yere gönderilmiş. 59 milyon 428 bin TL usulsüz bir halde harcanmış.”

‘Putin 1-0 önde başladı’

Gazeteci Murat Yetkin Putin’in Akkuyu hamlesiyle ilgili olarak, “Erdoğan’ın elindeki kozlardan birini resmen gasp etti ve Soçi görüşmesine 1-0 önde başladı” yorumunu yapmış oldu.

Yetkin sözlerine şu şekilde devam etti:

“Daha önemlisi, Putin 2007’de kuruluşunu kendi yapmış olduğu Rus devlet atom enerjisi şirketi Rosatom’un Akkuyu’nun yüzde 100 sahibi ve işleticisi bulunduğunu Türk kamuoyuna da duyuru etti.

“Gömü zordayken Erdoğan da Putin’in bu oldubittisini sineye çekmek durumunda kaldı.”

‘Rosatom Akkuyu’dan kurtulmaya çalışıyor fakat alıcı bulamıyor’

Foreign Policy Research Institute adlı fikir kuruluşundan Araştırma Direktörü Aaron Stein, Akkuyu ile ilgili son gelişimleri yorumlarken, Rusya’nın Akkuyu’dan kurtulmaya çalıştığını sadece alıcı bulamadığını söylemiş oldu.

Stein Twitter hesabından şu yorumları yapmış oldu:

“Akkuyu, Rosatom için karlı değil. Çalıştırmak için yüzde 49’unu satarak kurtulmaya çalışmış oldukları gereksiz bir iş. Mesele: Alıcı yok

“Elektrik de pahalı, doğrusu muhtemelen bir halde devlet tarafınca sübvanse edilecek.”

Stein sözlerine şöyleki devam ediyor:

“Başa dönecek olursak: Rosatom ihaleyi niçin “kazanmıştır”? Çin’den başka teklif veren olmadığı için. Finansman, proje şirketinin ‘mahalli’ bir proje şirketi vasıtasıyla 20 milyar dolarlık durağan(durgun) bir inşaat sözleşmesi ödemesine bağlıydı, bu şirket de daha sonra işçiliği taşeron şirketlere verecekti.

“Bundan dolayı Rosatom, Türkiye’nin GSYİH büyümesi ve elektrik kullanımı hesaplamalarını kullanan modellemelere (ki bunların hiçbiri hakikaten uygulanabilir değildi) dayanan belirli bir elektrik satış fiyatına (20 yılda geri ödenen) 20 milyar dolar harcıyordu. Bu yalın ve net bir halde merkezi hükümetten Rosatom’a sağlanan bir sübvansiyondu.

“Çin de teklif verdi, sadece reaktör tasarımı Westinghouse tarafınca lisanslanmıştı ve bu yüzden Westinghouse’un katılımını gerektiriyordu Gene: Finansman. Faiz yoktu. Ve böylece peşinen Türkiye Rosatom’a bırakıldı. İki taraf bir anlaşmaya vardı ve işte netice.

“Rosatom %49’luk hissenin satışı için öteki nükleer operatörlere başvurmuştu (Fransa biriydi) — sadece finansman modelleri şüpheli kabul edildi ve bu yüzden ilgi görmedi. Hükümete yakın bir Türk şirketi devreye girdi fakat bu işçi tedariği içindi.

“Son çıkan haberlerin bazı yönlerinin jeopolitik yönü kadar Rusya’daki finansal koşullarla ilgili olduğundan şüpheleniyorum.

“Fakat bunu bilemiyoruz ve ortalıkta dolaşan bu makaleler, bu projenin niçin finansal açıdan gereksiz bir yük bulunduğunu söylemiyor ve sonunda 2 liderin vereceği siyasal bir kararı bulunduğunu söylemek bu noktayı birazcık gözden kaçırıyor.

“Akkuyu’yu düşünmenin en kolay yolu: ‘Çoğunlukla Ruslar tarafınca (ve Rusya’daki enstitülerde eğitilmiş Türk personelince) işletilen Rus yakıt ve Rus geri alma hükümleri ile Türkiye’nin güneyinde bir Rus şirketi tarafınca Türk işçileriyle inşa edilen bir Rus nükleer santrali’ olduğu.

“Rus şirketi, proje aracının yarısını herhangi bir alıcı olmadan satmaya istekli ve bu Rus kontrollü projenin içinde para el değiştiriyor – ve Rosatom/Rus hükümetinin çoğunlukla saydam olmayan imtiyazları uyarınca sözleşmeler dağıtılıyor.”

Bundan sonra ne olacak?

Akkuyu Nükleer Güç Santralii bugün Soçi’de yapılacak Putin-Erdoğan görüşmesinin ana gündem maddelerinden biri olacak.

6,1 milyar dolarlık kredi arayışında olan Rosatom’un geçen hafta Türk devlet tahvillerine yatırım yapmayı planladığını açıklaması, görüşmeden çıkacak sonuçların bu yönde olabileceği yönünde beklentileri bununla beraber getiriyor.

Erdoğan ve Putin 5 Ağustos'ta Soçi'de bir araya gelecek

Kaynak, Getty Images

Bloomberg HT’ye gore Rosatom Türkiye’de Türk devlet tahvillerine yatırım yapmak ve sonrasında Akkuyu nükleer santrali ekipman alımı yapmak suretiyle yedi yıla kadar vadede 6,1 milyar dolarlık kredi hattı arıyor.

Rus firmanın 28 Temmuz’da tedarik portalında yer edinen belgeye gore Akkuyu Nuclear JSC, Akkuyu Nükleer Anonim Şirketi için finansal hizmet alma amacıyla ihale yapılacağını duyurdu.

Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, santralin ilk ünitesinin gelecek yıl tamamlanacağını söylemiş oldu ve “Hedefimize, sahada çalışan ve büyük çoğunluğunun doğrusu yüzde 80’inin Türk vatandaşı olduğu geniş Türk-Rus ekibimizin ortak çabalarıyla ulaşacağımıza inanıyoruz. Başaracağız ve Akkuyu NGS’nin ilk ünitesini 2023 senesinde tamamlayacağız” mesajını paylaştı.

ANG sözleşmesi ne diyor?

12 Mayıs 2010’da Ankara’da imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Içinde Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu Sahası’nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Antak kalma” aynı senenin Ekim ayında onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandı.

Antak kalma kapsamında Proje Şirketi’nin Rus tarafınca yetkilendirilen şirketlerin direkt yada dolaylı olarak başlangıçta yüzde 100 hisse payına haiz olacak şekilde, Türkiye Cumhuriyeti kanunları ve düzenlemeleri kapsamında anonim şirket şeklinde” anlaşmanın imzalanmasından sonraki üç ay içinde kurulması öngörülüyordu.

Bununla beraber anlaşmada “Rus Tarafı, Proje Şirketi’nin başarısızlığı halinde, işbu Antak kalma’dan meydana gelen yükümlülüklerini yerine getirmeyi temin etmek amacıyla lüzumlu tüm yetkinlik ve kabiliyete haiz olması öngörülen Proje Şirketi’nin halefini belirlemede tüm sorumluluğu üstlenecektir. Türk Tarafı, bunun karşılığında, yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti kanun ve düzenlemelerinin izin verdiği seviyede, Türkiye Cumhuriyeti kanun ve düzenlemelerine uygun olarak, lüzumlu tüm izin ve lisansların zamanında ve uygun şekilde alınmasının temini açısından lüzumlu tüm önlemleri alacaktır” ifadeleri içeriyor.

Sözleşmeye taraf olan firmalar hangileri?

Sözleşmede Proje Şirketi olarak anılan şirket, bugün Akkuyu Nükleer A.Ş. olarak anılan şirket. Ortalama 7,2 milyar TL ana paraya haiz firmanın 5 Rus hissedarı var.

akkuyu hissedarları

Kaynak, BBC

Akkuyu Nükleer AŞ web sitesindeki bilgilere gore firmanın bugünkü hissedarları Rusya Federasyonu Hükümetinin ilgili kararnamesiyle yetkilendirilen şirketlerden oluşuyor.

Türkiye’deki resmi kayıtlarına Akkuyu NGS Elektrik Üretim AŞ adıyla Aralık 2010’da kurulan firmanın 5 kurucu ortağı da Rus şirketlerdi.

Firmanın açıklamasına gore IC İçtaş İnşaat, Akkuyu Nükleer AŞ ile direkt hiçbir sözleşmenin tarafı değil. Antak kalma Rus Titan-2 şirketiyle birlikte kurulmuş olan Titan 2 IC İçtaş A.Ş ve Akkuyu Nükleer AŞ. içinde imzalandı.

Akkuyu NGS inşaat projesi, dünyada ‘Yap, İşlet, Haiz Ol’ modeliyle inşa edilen ilk NGS projesi olarak tanımlanıyor. Rosatom Devlet Kuruluşu’nun projedeki oranı yüzde 99.2.

Projenin toplam maliyeti, ortalama 20 milyar doları seviyesinde.

İki hafta ilkin dördüncü reaktör ünitesinin temeli atılan nükleer tesisin, 4 bin 800 megavatlık kapasiteye haiz olması amaçlanıyor.

Projenin devreye alınmasıyla Türkiye, Rosatom’a 15 yıl süresince kilovat saat başına 12.35 dolar sent ödeyecek. Analistler bunun dünya averajının 2-3 kat üstünde bulunduğunu düşünüyor.

Karşıcılık feshi iyi mi yorumladı?

CHP Geenl Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Murat Yetkin’e yapmış olduğu açıklamada, fiyat garantisinin “oldukça yüksek” bulunduğunu altını çizdi ve şunları aktardı:

“Dünyanın en pahalı elektriğini alacağız; 15 yıl süresince kilovatsaat başına 12,25 dolar- ki bu meblağ 15,83 dolar-sente çıkabilecek. Devasa yükseklikte bir fiyat garantisi. Deniyor ki, şimdi kriz var, Avrupa’da 14 sent olacak.

“Akkuyu’ya verilen güvence 2040’a kadar sürüyor. 2040’a kadar yenilenebilir enerjide büyük bir dönüşüm yaşanacak. Yenilenebilir enerjide maliyetlerin devamlı düşmüş olduğu de bir gerçek. Bunu dahi öngöremeyen bir yönetim var.

“Dolayısıyla 12,35 sent üstünden verilen güvence, seneler içinde katlanarak artan büyük bir külfete niçin olacak. Kaldı ki bugün bile kamuya ilişkin EÜAŞ santrallerinde üretilen elektrik fiyatının oldukça üstünde. Şu da bir gerçek: bugün Türkiye’de elektrik maliyetinin yüksek olmasının başlıca sebebi iktidarın uyguladığı yanlış para politikası.

“Türkiye’de elektriğin yarısı ithal girdili, organik gaz ve ithal kömür girdili santrallerde üretiliyor. Dolayısıyla Türk Lirası kıymet kaybettikçe elektrik üretim maliyeti de artıyor. Ve bu süreç 2040’a kadar devam edecek.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Twitter hesabından yapmış olduğu açıklamada sözleşmenin feshi kararını “hukuksuz” olarak nitelendirdi.

Akşener, “Enerji Bakanlığı’nı, mevzuyla ilgili millî sorumluluğunun bilinciyle hukuki yetkilerini ivedilikle kullanmaya ve gerekirse santrali millîleştirmek suretiyle lüzumlu adımları atmaya çağrı ediyorum.” dedi.

Yoruma kapalı.

gaziantep bayan escort antep escort